Salı, Mayıs 31, 2011

Three Kingdoms

link

Etiketler:

Orta Sınıf Nostaljisi

Sandık İçi’nin bence gerçekten ilginç bir yönü var ve sanıyorum, bu anlamıyla Türkiye’de bir benzeri yok. Yazılıp çizilenlere bakılırsa, Ersin’in genellikle kendisiyle yaşıt olan okuru yakaladığı için başarılı olduğu düşünülüyor ve ilginçtir onun sıra dışı bir çizer, karelerarası devamlılığı iyi kullanan bir hikâyeci olması hiç akla gelmiyor. Yani çizgileri ya da kurgusuyla değil anlattıklarıyla okuruna dokunduğuna inanılıyor. Popüler kültür ürünleri içinde yaşadıkları kültürel ortamın söylemine müdahale eden ve doğrudan doğruya ondan beslenen anlatılardır. Sandık İçi, dönemine özgü deyiş, söyleyiş ve zihniyeti görünür kılabildiği için başarılıdır. Bu zaten bir veri, benim ilgimi çeken, Ersin’in ve okurlarının ergenlik sonrasında erken nostalji yaşamaları. Nasıl oluyor da bu kadar genç insan, bu denli vaktinden önce, çocukluklarını özlüyor?

Yazının tamamı için link

Etiketler:

Pazartesi, Mayıs 30, 2011

Autumn

Etiketler:

Pazar, Mayıs 29, 2011

Pepper Smile

link

Etiketler:

Barbar’ı Beklerken…

Marmara Çizgi, Conan Kimmerya adlı 2007 tarihli yeni bir serinin yayınına başladı. Bu seri de tahmin edilebileceği üzre Conan’ın şaşalı günlerini aratır nitelikte. Kimmerya alt başlığıyla sunulan dizinin çarpıcı yönü, çizer olarak Richard Corben’in varlığı. Corben, fantezi-epik-korku paradigmasının veya vahşi erkekler, saf kadınlar ve ejderhaların dünyasının, tarihöncesi estetiğinin yıldız çizeri olduğundan, Conan’ı yeniden canlandırmak adına vitrine çekildiği tahmin edilebilir. Tabii Corben’i öne çıkartırsanız ona göre hikâyeler kullanmak durumunda kalıyorsunuz. Conan’ın realistik çizgisine Corben’in kendine özgü minyon ve kaslı tiplemelerinin uymayabileceği düşünülmüş. Bu yüzden olmalı, Conan’ı anlatmak için ortaya çıkarılan dedesi Connacht’ın (!) hikâyelerini Corben çizmiş. Bu hikâyelerden ilki hariç hikâyenin şimdisiyle olgun bir paralellik kurulamamış olsa da Corben ilerlemiş yaşına (d. 1940) rağmen, anlatıyı farklılaştıracak bir çizgi dizgesi kurmuş.

Yazının tamamı iiçin link

Etiketler:

Claudia

Bağlantılink

Etiketler:

Cumartesi, Mayıs 28, 2011

Cadde Manzarası

link

Etiketler:

Orhan Kemal’i Resmetmek


(...) Orhan Kemal’in Kötü Yol romanından bir çizgi roman uyarlaması yayınlandı geçenlerde. Oğuz Demir yapmış çizimleri, daha önce de Hüseyin Rahmi’den bir uyarlaması çıkmıştı. Bu kez siyah beyaz çalışmış, çinisinin renginden daha iyi olduğu görülebiliyor. Çok hızlı çizilmiş, çok fazla yakın çizim yapılarak sahneler geçiştirilmiş, bu da görülebiliyor, o sebeple çizgisinden ziyade editöryal tercihten söz edeceğim. Bilemiyorum, Kötü Yol’un kaderi hızlı yazılmak ve çizilmek olabilir. Orhan Kemal’in başka romanlarından izler taşıyan, tekrara düştüğü bir anlatısıdır bu. Yalancı Dünya’nın Neriman’ı ile Kötü Yol’un Nuran’ı veya her iki romandaki Reşat ile Bülent Nejat’ın film şirketleriyle ilişkisi benzerdir. Yalancı Dünya 1966 tarihinde yayınlanmış, Kötü Yol’sa ondan üç yıl sonra.

Yazının tamamı için link

Etiketler:

Plastik Ayılar

link

Etiketler:

Cuma, Mayıs 27, 2011

Mağaranın Siyaseti

(...) Caveman, anti modernist bir zihniyete sahip. Ana fikri insanın hiçbir biçimde değişmediği, her ne yapıyorsa artık yapmaya devam ettiği yönünde. Gerçi bunu imanla veya ısrarlı biçimde savunduğu, her bölümde yinelediği söylenemez. Çelişkili yorumlar, bu fikri yanlışlayan düşünceler kullanılabiliyor. Örneğin duyarlı ve paylaşımcı mağara adamları gösteriyor bize, bugünün erkekleriyse arsız, bencil ve açgözlüler, cinsel açıdan doymazlar. Gündelik konuşmalarda kolay fark edersiniz, insanlar genellikle bugünden şikâyet ederler, yarın çok daha kötü olacaktır. Dün veya geçmiş bugünden çok daha iyidir. “İlerleme düşüncesi” bir palavradır; bütün iyileşme iddialarına rağmen dünya vahşileşmektedir vs. İnsanlar mutluyken mutsuz, paylaşırken gizler ve kaçırır oldular gibi bir iddiası var Özkan’ın.

Yazının tamamı için link

Etiketler:

Red-s-Revenge

link

Etiketler:

Perşembe, Mayıs 26, 2011

The Sound Of Glass Falling


link

Etiketler: