Pazartesi, Ocak 31, 2011
Pazar, Ocak 30, 2011
Bir Serüven Klasiği, Spirou

Yazınn tamamı için link
Etiketler: 101 Yorum
Cumartesi, Ocak 29, 2011
Cuma, Ocak 28, 2011
Perşembe, Ocak 27, 2011
Çarşamba, Ocak 26, 2011
Salı, Ocak 25, 2011
Pazartesi, Ocak 24, 2011
Pazar, Ocak 23, 2011
David Mack

Cumartesi, Ocak 22, 2011
Cuma, Ocak 21, 2011
Perşembe, Ocak 20, 2011
Çarşamba, Ocak 19, 2011
Herkesin bir çizgi roman hatırası vardır...

''...o dönem tom miks, teksas gibi çizgi romanlar okurdu bütün çocuklar. bizde de para yok tabii. arada tom miks, teksas yürütürdük annemin evinin köşesindeki bakkaldan. abim bu suçları işlemezdi. o okurdu sadece. o hep temiz kaldı. ben hem planı yapardım, hem de uygulamayı. yervant yardım yataklık yapardı. bakkalın önünde dergiler ipte asılı dururdu. mandalı çıkarır, malı kapar, yokuştan aşağı hızla inerek kaçardım. çocukluk aklı işte. bir gün yine yervant'la birlikte bakkaldan parasını ödemeden çizgi roman aldık, daha doğrusu yürüttük. annem gördü bunu ceketimin cebinde. paranız yok ki, nerden aldınız bunu diye sıkıştırdı bizi. ...itiraf edince, kulağımızdan tuttuğu gibi, yürüyün gidiyoruz demez mi? çaresiz, götürdük annemi oraya. çocuklar bunu parasız almışlar, benim de alacak param yok, diyerek iade etti degileri. oradaki utancı hiç unutmam. anamın dürüstlüğünü de öyle. çektiği bütün o zorluklara rağmen hep dürüstlükle ayakta kaldı.''
(hosrof orhan dink. hrant dink'in kardeşi...)
...
''...hrant bir çizgi roman hastasıydı. tom miks, teksas okurdu en çok, yani çelik blek... sonra da biz devraldık bu alışkanlığı tabii...
...13-14 yaşlarımdayken bir gün gedikpaşa'da tombala oynadım ve üç paket sigara kazandım. tombalacı sigaraları vermek istemedi. ben de çelimsizim gerçi ama kavgacıyım. tombalacıyla tartıştık ve ben bunu yere yıktım, elinden üç paket sigarayı da aldım. tam uzaklaşacakken tombalacının erketeleri üzerime çullandı ve bana eşek dayağı attılar. daha sonra araya girenler beni alıp eczaneye götürdüler. tipim değişmiş bir halde eve geldim. pat! hrant çıkageldi. vaziyetimi görünce müthiş öfkelendi. olanları anlattım. kalk, gidiyoruz, dedi. bu tombalacıların toplandığı bir kahvehane varmış. sordu soruşturdu, yerini öğrendi. o önde ben arkada içeri daldık. içerisi dolu. lafın tam anlamıyla meydan okudu orda hrant. kimsede çıt yok. baktım, tartıştığım tombalacı sigara paketlerini masanın üzerine koymuş, çay içiyor. gittim masadan üç paket sigarayı aldım. gene çıt yok. kimse hareket etmiyor. kimse bu gözüpek delikanlıya karşı gelmeyi göze alamıyor. hrant'a baktım şöyle bir. vay be, dedim, benim abim çelik blek... en sevdiğim çizgi roman kahramanı...
...eve döndük. tam iki gün uyumuşum. yorgunluktan mı, mutluluktan mı, bilemem artık...''
(yervant levent dink. hrant dink'in küçük kardeşi...)
Etiketler: çizgi roman, Hrant Dink
Salı, Ocak 18, 2011
Pazartesi, Ocak 17, 2011
Leman 1000.Sayı

Etiketler: mizah dergileri
Pazar, Ocak 16, 2011
Sahiden Yalnızmış, Kimsesizmiş bu Red Kit...

Yazının tamamı için link
Etiketler: 101 Yorum
Cumartesi, Ocak 15, 2011
Cuma, Ocak 14, 2011
Perşembe, Ocak 13, 2011
Çarşamba, Ocak 12, 2011
Çizgi Romana Atatürk'e Hakaretten Suç Duyurusu

Suç duyurusu dilekçesinde, Kasım 2010 tarihinde yayınlanan, Yalın Alpay tarafından kaleme alınan, Barış Keşoğlu tarafından çizimi gerçekleştirilen "Genç Mustafa" isimli bir çizgi romanda, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatının resmedilerek anlatıldığı anımsatıldı.
Dilekçede, çizgi romanda, 1905 yılında Osmanlı İmparatorluğu döneminde sarayda çavuşluk yapan bir görevlinin kendi ağzından anlatımına yer verilerek, saraya tutuklu olarak getirilen subay Mustafa Kemal’in sorguya alınması ve sonrasında ellerinin bağlanarak bir paşa tarafından yumruklanarak dövülmesi, yerde yatarken yüzünün tekmelenmesi ağzından burnundan kanlar dökülmesi, paşa önünde elleri bağlanmış yerde çömelmiş vaziyette bulunan Mustafa Kemal’in sopa ile dövülerek ağzından kanlar fışkırmasının resmedildiği aktarıldı.
Yine kitapta elleri bağlı olan Mustafa Kemal’in yüzüne aynı paşa tarafından yumruk atılması ve Mustafa Kemal’in yere düşerek duvara dayalı başından darbe almış ve burnu kanar vaziyette dövülmesinin resmedildiği anımsatılan dilekçede, "Ülkemizin kurucusu Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk hiçbir resmi belgeye ve veriye dayanmayan tamamen kurgu/senaryo şeklindeki çizimlerle; Osmanlı sarayında yumrukla, sopayla dayak yiyen, işkence gören, kafası yerde tekmelenen bir aciz, zavallı konumunda resmedilerek küçük düşürülmüş ve aşağılanmıştır" denildi.
Dilekçede, şunlar kaydedildi: "Bir askeri lider olarak kudret ve yüksek cesareti ile çöküntü halinde bulunan bir imparatorluktan Kurtuluş Savaşı’nı başlatan, yedi düvele karşı verdiği mücadele ile bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’ni kurarak, Türkiye’nin özgürlük ve bağımsızlığını şerefli bir şekilde ilan eden, modern dünyanın ileri görüşlü anlayışını kabul ederek, ilke ve devrimleriyle çağdaş ve yüce bir eser olan Türkiye Cumhuriyeti’ni meydana getiren Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk; söz konusu çizgi romanın okuyucusu olan çocuklara, gençlere ve tüm kamuoyuna hiçbir tarihsel gerçekliğe dayanmadan ’padişahın canına kastetmekle suçlanan, acizlik ve çaresizlik içerisinde Osmanlı sarayında dayak yiyen, ayak altında tekmelenen, sopayla dövülen, işkenceden bitap düşmüş bir tutuklu’ biçiminde tanıtılarak ve resmedilerek aşağılanmış, manevi şahsiyeti açıkça küçük düşürülmüştür." Suç duyurusu dilekçesine, kitabın önsözünde; yazarı Yalın Alpay tarafından "...Osmanlı İmparatorluğu’ndan kopup da, Atatürk ile bir şekilde hesaplaşmaya girmeyen hiçbir millet yoktur. En şiddetli hesaplaşmalar ise doğal olarak kurucusu olduğu Türkiye’de gerçekleşmektedir. Bununla birlikte, güncel yaşamımızda hemen hemen her noktada referans olarak aldığımız bu liderin yaşamı ve düşünceleri hakkında aslında pek çok noktadan habersiziz. Bu kitap Atatürk’ü bugünden tekrar bir algılama çabasıdır" şeklinde yer verilen ifadelerle de söz konusu çizgi romanın, Mustafa Kemal Atatürk’le ilgili bir hesaplaşma ürünü olduğunun ve Mustafa Kemal Atatürk’ü bugüne kadar algılanandan farklı bir biçimde algılatma amacı taşıdığının, bu saikle yayınlandığının açık bir biçimde ortaya konulduğu belirtildi.
Dilekçede, Alpay ve Keşoğlu’nun, 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanunu’nun 1. ve 2. maddeleri uyarınca; "Atatürk’ün hatırasına alenen hakaret ve sövme" iddiasıyla cezalandırılmaları talep edildi.
link
Etiketler: haber
Salı, Ocak 11, 2011
Pazartesi, Ocak 10, 2011
Pazar, Ocak 09, 2011
Malcolm ve Mustafa

Yazının tamamı icin link
Etiketler: 101 Yorum
Cuma, Ocak 07, 2011
Sanki Hep Aynı Türkiye

yazının tamamı için link
Perşembe, Ocak 06, 2011
Çemçük Ağızlı Adamların Fıkracısı

Yazının tamamı için link
Etiketler: 101 Yorum, mizah dergileri