Pazartesi, Kasım 28, 2011

Deli Gücük ve Tarzan



Mor Menekşeler 4.Bölümden...

Tarzan evden kaçmadığını, kaybolduğunu, Deli Gücük adlı bir kahramanın yardımıyla Eskitepe'ye döndüğünü anlatıyor

Etiketler:

Cumartesi, Ağustos 13, 2011

Kayıplar Köyünün Masumları

Deli Gücük 3
Çiz. Korkut Öztekin
Yaz. Aziz Tuna C.

Etiketler:

Perşembe, Temmuz 07, 2011

Deli Gücük’ün Yürüdüğü Rivayet Olunan Yerler Ve Fiilleri

1800 : Doğanyer köylüleri, ova höyüklerinden birinde çığıran yedi karganın taşıdığı kara saçlı bir bebek bulur.

: Başka bir rivayete göre Kargalar Padişahı, kendisine derman veren bir oğlana, Hikmetini ve Kargalar üzerinde Kelam sırrını bahşeder.

1801 : Taraklıhatun’un doğumu. Ailesi, çift cinsiyetli bebeği zebani dölü diye boğmaya çalışır. Bebeğin yanına kimse yaklaşamaz.

1807 : Anadolu’da büyük Eşkıya hareketleri.

180?: Kargaları Konuşturan bir Ermiş, Arap bir seyyahı haydutlardan kurtarır (11 şahit önünde)

1809-1812: Doğu Yaylalarında Alkarısı’nın köyleri bastığına dair vakalar.

18??: Deli Gücük ve Alkarısı bir dağ başında savaşır (2 yeminli şahit var)

18??: Yüzbaşı Baha’nın doğumu.

Devamı Deli Gücük blog sayfasında
Görsel: Ethem Onur Bilgiç

Etiketler:

Perşembe, Haziran 16, 2011

Deli Gücük 3 Geliyor


Ekim 2011'de...

Etiketler: ,

Salı, Ekim 19, 2010

Kimsin Sen?

Murat Başol
link

Etiketler:

Perşembe, Ekim 14, 2010

Esin Dediğin Çizebilen Adama Yeteneğin Promosyonu

(...) Aslında kare neyi gerektiriyorsa ona göre kontrastı ayarlıyorum ancak bazı karelere “ulan biraz daha siyah vurayım da havalı olsun” dediğim de oldu. Bunun tam bir açıklaması olmadığı için net bir cevabım yok, çizerken bir yandan da seyrettiğiniz için göz, kendisi uyarır, “bak şurası fazla beyaz kaldı, karartalım orayı.” diye...

Murat Gürdal Akkoç ile röportajın tamamı için link

Etiketler: ,

Çarşamba, Temmuz 28, 2010

Çizgi Romanın da Bir Mühendisliği Var

(...) Bir kıyaslama yapmam gerekirse, mühendislik ve çizgi roman çok uzak konular değil bence. Çizgi romanın da bir mühendisliği var. Çünkü sanat yapıyorum diyip devasa tuvallere boya bidonları fırlatıp hah bu oldu! demiyorum. Çizgi roman öncelikle bir disiplin işi, zamanı çok iyi kullanmak lazım, belli bir plan doğrultusunda çalışıp, bir senaryoyu size ayrılan birkaç sayfaya en doğru şekilde ve okuyanın en rahat anlayabileceği şekilde aktarmak lazım, bu da mühendisliğe çok uzak bir nokta değil bence. Her çizer kendi tarzını oluştururken yaptığı şey de tam anlamıyla bu işin mühendisliği. Bir çizeri çizgisinden tanırız. Çizer de bu çizgiyi oluşturana kadar farkında olmadan uzun bir süre bu işin ARGE’sini yapıyor. Bir çizeri diğerinden ayıran da, belli sorunlara getirdiği çözümler oluyor ve bu da onun tarzını oluşturuyor. Çizgi roman ve mühendislik denilince aklıma Scott Mc Cloud geliyor; “Çizgi Romanı Anlamak”, “ Çizgi Romanı Yeniden Keşfetmek” diye iki kitap yazdı, şu anda MIT’de, Microsoft’ta, Electronic Arts’ta görsel iletişim seminerleri veriyor.

Deli Gücük çizerlerinden Uğur B. Sertçelik anlatıyor
röportajın tamamı için link

Foto: Kerem Yücel

Etiketler:

Salı, Temmuz 27, 2010

Deli Gücük’ün Kalabalık Bilinçaltı


(...) Farklı yazar ve çizerlerin yaratıcılığından beslenmek, adı “deli”ye çıkmış bir kahramanı anlatmak için ideal bir yöntem aslında. Ne yapacağı belli olmayan, ruh hali sürekli değişen bir karakterin, sürekli değişen yazar-çizer kadrosu tarafından ele alınması son derece esprili bir yöntem. Bu kadar boyutlu ve katmanlı bir karakteri tek bir görüntüye ve ruh haline indirgemek haksızlık olurdu. Zaten karakterin tekinsizliği, her öyküyü başka birinin yazmasından kaynaklanıyor biraz da. Aynı figürü farklı açılardan gördüğümüz kübik bir resim mantığı hakim Deli Gücük’te… Üstelik hem görsel hem de metinsel açıdan…

Yazının tamamı için link

Etiketler:

Pazartesi, Temmuz 19, 2010

Deli Gücük ve Gölge

Şükrü Bağcı
link

Etiketler:

Cumartesi, Temmuz 17, 2010

Bir Şey İnmiş Harabeye...

Zeynep Özatalay
link

Etiketler:

Pazartesi, Temmuz 05, 2010

Zeynep Ozatalay: "Piyasa İşleri Dışında Projeler Üretmeliyiz"


(...) Aslında meslek sıkıntılarıyla ilgili bahsettiğim şeyin acısı tam da buradan çıkıyor. Kendimiz için birşeyler yapmak, piyasa işleri dışında proje üretmek.. Etrafım çok yetenekli insanlarla çevrili, o kadar inanılmaz çizerler var ki memlekette.. Ne yazık ki çok büyük vaktimizi sadece geçimimizi sağlamak için çalışmakla harcıyoruz. Ne zaman bir araya gelsek konuşup duruyoruz, ama bu işleri organize eden, takip eden, dağınık olanı toplayıp üretime dönüştürecek ekipler gerekiyor. Sadece bir yazar- çizer birlikteliği de yeterli değil. Gerçi mesela ÇAPA yıllarca kendi çabasıyla üretti, çizdi, bastı, dağıttı. Pek çok fanzin bu duruma örnek gösterilebilir. Ama bunun bir adım ötesine henüz yaygın olarak geçemedik.

Röportajın tamamı için link

Etiketler:

Perşembe, Temmuz 01, 2010

Kolektif Çalışma Öğretici ve Zenginleştiricidir


Deli Gücük çizerlerinden Emre Yüce ile konuştuk

(...) Pek çok çizer ve yazarın bir araya gelmesini, kolektif bir çalışma hazırlamasını nasıl buluyorsunuz?

Kimileri bu şekilde çalışmanın, insanları zorladığını ve kısıtladığını düşünebilir ancak farklı tarzların böyle buluşması, hem çalışanlar için öğretici olabilir, hem de kurgulanan eseri zenginleştirebilir.

Deli Gücük nasıl bir kahraman sizce?

Çoğu çizgi roman kahramanı adalet ve iyilik için savaşır. Deli Gücük de temelde öyle ama doğaüstü yanları ve görüntüsü insanları korkutuyor. Kimi zaman olayların içine girmeyip, sadece görünüp geçmesi, O’nu herşeyi aşmış, kayıtsız, varla yok arası bir varlığa dönüştürüyor.

Röportajın tamamı için link

Etiketler:

Pazar, Haziran 27, 2010

Deli Gücük Promo Video

link

Etiketler:

Perşembe, Haziran 24, 2010

deli_gucuk

Mithat Gökçe
link

Etiketler:

Salı, Haziran 22, 2010

Deli Gücük İmza Gününden

Oturanlar: (başta) Uğur B.Sertçelik, Çağrı Coşkun, Özgür Kurtuluş, (ayakta kitap imzalayan) Mahmud A.Asrar, Bahri Gördebak, arkada ayakta eli belinde çatık kaşla masayı izleyen bendeniz...

Etiketler:

Cuma, Haziran 18, 2010

Deli Gücük İmza ve Eskiz Günü

Deli Gücük: Alacakaranlık Zamanlar Kitabının imza ve eskiz günü 19 Haziran Cumartesi günü Ankamall Alışveriş Merkezinde D&R Kitapevinin bulunduğu kattaki standda yapılacak. 13:00-17:00 saatleri arasındaki etkinliğe tüm Deli Gücük okurlarını, çizgi roman severleri, yazar ve çizerleri davet ediyoruz. Standda ayrıca Deli gücük kitapları ve Tam Macera Dergileri %50 indirimli olacak, posterler ve eskizler satılacak.

Etiketler:

Murat Başol: “Bizim Nesil Edebiyatla Anlaşamadı”


Deli Gücük Alacakaranlık Zamanlar albümünün çizerlerinden biri olan Murat Başol ile konuştuk.

Sizi Deli Gücük'ün ikinci albümünden tanıyoruz. Çizgi romanla ilgilenir miydiniz? Bize kendinizi tanıtır mısınız?

Hep ilgilendim. Profesyonel çizerliğe karikatür çizerek başladım. Sonra çizgi roman (Dıgıl dergisi) çizsem de karikatür temelli çizgili hikâyeler oldu. Animasyona merak saldıktan sonra,
dergi çizerliğinden uzaklaştım. Şimdi çizgi ile ilgili herşeyle ilgileniyorum. Çizgi roman yapmak ta bunlardan bir tanesi...

Deli Gücük daha çok Avrupalı bir tarza sahip, bilmem katılır mısınız? Pek üretim yapılmadığı için bir ayrım yapacağım. Dergiler dışında örneğin Çapa Grubu da Amerikan süper kahraman tarzında işler yapıyor. Siz nasıl tanımlarsınız çizerlik anlayışınızı...

Çizgi kültürümüz hep Avrupalı oldu ama Amerikan ekolünü de “süper hero” olayıdır diye kestirip atmak, haksızlık olur. Çok farklı işler üreten bir endüstriden bahsediyoruz. Aslında bana kalırsa ekollerin bittiği bir döneme giriyoruz. Bütün dünyadaki çizerler birbirleriyle etkileşim içindeler. Bu geçmişle kıyaslandığında yeni bir şey… Yirmi yıl önce Brezilya'daki adamın nasıl çizdiğini bilemezdik. Şimdi biliyoruz. Deli gücük de Avrupa ekolü gibi duruyor. Öyle olmalı zaten. Çapa grubu Amerikan tarzı işler yapması tamamen tercih meselesiydi. Çizerlerinin hedefi zaten Amerikan çizgi roman piyasasına çizmekti ve bu gerçekleşti. Rakibi çok olan bir lige girmek büyük başarıdır, fanzin yayınları ise hâlâ devam ediyor (...)

Röportajın tamamı için link

Etiketler:

Pazar, Haziran 13, 2010

Özgür Kurtuluş: "Hedefimiz Yılda İki Cilt Çizgi Roman Çıkarmak"

Tam Macera'nın yayınının durmasını neye bağlıyorsunuz?

Birkaç sebebi var. Öncelikle memleketteki bütün bağımsız dergilerin yaşadığı sorunları yaşıyorduk. Telif ödeyemiyorduk, yeterince tanıtım yapamıyorduk, iyi dağıtılamıyorduk. 10000 adet basıyorduk, 2000 noktaya dağıtılıyorduk ama dergi bulunamıyordu! Bu bizim dışımızda dağıtım tekellerinin koşullarından ve bayilik sisteminden ileri gelen sorunlardan kaynaklanıyordu. Bir çizgi roman dergisini üretmek başka herhangi bir dergiden çok daha zor tahmin edersiniz. Belirli serileri olan yani isteyenin kafasına göre çizdiği bir derleme dergi değildi Tam Macera. Ciddi bir editoryal çalışması, senaryo yazımı ve çizim süreci vardı. Çok zaman alıyor bu işler. Açıkcası hem aylık periyotta üretimin güçlükleri, hem dağıtım sorunları yüzünden dergiyi durdurmak zorunda kaldık.

Deli Gücük'ün derginin tamamından daha çok okunduğu ve sevildiğine nasıl karar verdiniz? Ona dergi çıkarmanıza sebep ne oldu? Editoryal öngörü, okur görüşleri...?

Deli Gücük’ün daha çok sevilip sevilmediğini bilmiyorum. Her serinin seveni vardı açıkcası böyle bir düşünceyle çıkarmadık Deli Gücük: Osmanlı Taşrasından Dehşet ve Korku Hikâyelerini. Cinhan serisi de olabilirdi, Meşhur Hafiyeler de, bir diğeri de... O zaman öyle bir karar aldık Levent Cantek’le. Daha çok o istiyordu Deli Gücük’ü. Ben de Coşkun Kuzgun’un çizgisini çok seviyorum. Onunla başlayalım dedik. Aylık dergiden çok yılda birkaç kitap yayımlamak açıkcası çok daha cazip çalışma koşulları yarattı bizim için.

Tamamı için
link

Etiketler:

Perşembe, Haziran 10, 2010

Aziz Tuna: “Can Almak Kolay mı?”

(...) Deli Gücük senaryoları oluştururken ilk hareket noktanız ne oluyor? Neyi kattığınız andan itibaren o öykü sizin için olmuş sayılıyor?

Böyle bir formül yok aslına bakarsan, üstelik bu hikâyeler farklı zamanlarda üretildi. Ben asıl olarak hikâyenin insani bir bağlam içinde anlatılmasından yanayım. Kötülüğü ve kibri anlatırken bile bir yakınlık hissi verebilmek isterim. Şeytansı kötülere ve meleklere inanmam. Ama hayatın gaddarlığıyla hesaplaşmak da istiyorum. Dünya kadar alçak var, fırıl fırıl dolanıyorlar onu bunu suçlayarak, kışkırtarak…Deli Gücük’ün sessizliği biraz da ondan.

Bugüne dek anlatılmamış en büyük Deli Gücük öyküsü ne hakkındadır sizce?

Bilmiyorum ama ilgi çekici olan sanıyorum geçmişi hakkında olandır. Henüz çizilmemiş senaryolar var. Üzerinde çalıştığım uzun hikayeler var ama şartlar gereği hep kısa ve daha çabuk verim alacağımız işlere yoğunlaşıyoruz.

Karakterin yaratıcısı olarak siz nasıl tanımlarsınız Deli Gücük'ü? Aziz Tuna'nın Deli Gücük'ünün ayırıcı, karakteristik özelliği nedir?

Benim için Deli Gücük vicdan azabı çeken bir adam. Pek çok hikayesi oldu, bazen dahil olduğu ve bazen yanından geçtiği hikayeler yaşadı ama sanıyorum benim için o kefaret ödeyen biri. Kahrolası dünya derken ağlayabilecek biri gibi geliyor bana…Öfkeli, huzursuz, yalnız, marjinal vs ama asıl olarak vicdan sahibi bir adam.

link

Etiketler:

Pazartesi, Haziran 07, 2010

Gözler

Elif Varol Ergen
link

Etiketler: