Cumartesi, Mart 31, 2007
Pazartesi, Mart 26, 2007
Pazar, Mart 25, 2007
Cumartesi, Mart 24, 2007
Cuma, Mart 23, 2007
This American Life: Chris Ware

Perşembe, Mart 22, 2007
Çarşamba, Mart 21, 2007
Pazar, Mart 18, 2007
Çizgi Kenar Notları Hakkında
Kişisel bir not düşmem gerekirse; böyle bir derlemeye niyetlendiğimde çıkış noktam mizah dergilerindeki kimi anlatıcıların anlamlı ve meselesi olan hikâyeler anlattıklarını hatırlatabilmekti. Bu anlatıcıları, onların hikâyelerini ve dergilerini çeşitli açılardan ele alan, farklı açılardan yorumlayan, bunu yaparken de belli ölçülerde edebiyata yaklaşan yazılar olsun istedim. Hani şarkı vardır ya “ne söylesem bir eksik” diye hayatı ve sanatı anlamaya çabalayan her kitap da bu eksiklikle malul aslında. Bu eksiklik vurgusunu kitabın sınırlılıklarını ve iddiasının kapsayıcılık olmadığını hatırlatmak adına yapıyorum. Mizah dergileri çoğu aynı zamanda mizahçı olan yazarları dışında pek “anlatılmıyorlar”. Kolay tüketilmeleri, çabuk eskimeleri, sürekli aktüel kalmak zorunda olmaları onlar hakkında konuşmayı güçleştiriyor. Dahası, mizahçılar neredeyse daima haklı olduklarını düşündüklerinden kendilerine yönelik yorumlara kolay öfkeleniyorlar. Öyle ki onlar hakkında yazı yazmayı biraz da onların güçleştirdiğini düşünüyorum. Dikkat edilirse çizerler hakkında yazı, yorum ya da inceleme yayınlanmıyor, onlarla sadece röportaj yapılıyor; “haber değeri” ölçüsünde konuşturuluyorlar. Lafı uzattım, Çizgili Kenar Notları’nın en azından bir açığı kapatacağını, kimi üretici ve hikâyeler hakkında yeni açılımlar oluşturabileceğini umuyorum.
Mizah dergilerinin okuyucuları büyük ölçüde öğrenci gençlerdir. Yaş ilerledikçe veya öğrencilik bittiğinde mizah dergileri okunmaz olur. O sıkı takipçiliğin yerini bugünkü mizahı küçümsemeye yönelik, elbette geçmişi de kutsayan bir eleştirellik alır. Gırgır döneminde Akbaba, LeMan döneminde Gırgır ’ın “gerçek mizah” yaptıkları daha çok bu nostalji yüzden konuşulur. Dergiler, aktüel yayınlar oldukları için esprilerini, mizahi yüzlerini sokağa ve zamana uyarlamak zorundadırlar. Televizyonun yaygınlaşmasıyla, televizyonda yapılamayacak mizah dergilere taşınmış, argo, cinsellik ve grotesk espriler ister istemez artmıştır. Bugün, geçen on yıla kıyasla popüler politik eğilimleri daha fazla sahiplenmişlerdir. Bu kitabın çerçevesiyle ilgili olarak kenar mahallelerle ve yoksullarla ilişkilerinin de biçim değiştirdiği rahatlıkla söylenebilir. Yoksullar, göçmenler ve lümpenler, aktüel mizahi kodlarla (argo, cinsellik ve grotesk esprilerle) Maganda olarak adlandırılırken şehir hayatını güçleştiren, korkutucu, uzak durulması gereken karikatürlere dönüştürülmüşlerdir. Bir başka ifadeyle geçmişte hiç olmadıkları biçimde gülme nesnesi olmuşlardır, handiyse Karagöz “iğrençleştirilmiştir”. Hayata siyaset temelli bakmaktan kaçınılır olduğu için mizah dergilerinde varolan anti-entelektüelist eğilim güçlenmiş, bir leitmotif olmuştur. Derlemede bu değişimi yorumlayan yazılar bulacaksınız. Ancak çoğunluğu oluşturan yazılar bugün çizmeyen, mizah dergilerinin uzağında kalmış önemli bir ismin Engin Ergönültaş’ın hikâyelerini yorumluyor ya da mutlaka değiniyor. Bu ilgiyi hak ettiğini düşündüğümüz Ergönültaş gerek konu seçimleri gerekse farklı anlatımcılığı ile sadece mizah dergiciliğinde ya da çizgi romanda değil, memleketin edebi hikâyeciliği içinde önemli bir yerde duruyor.
[Çizgili Kenar Notları kitabının Levent Cantek tarafından yazılan önsözü]
Cumartesi, Mart 17, 2007
Sevgi Kelebeği
Türkçe’si de çıktı, okuyanlar olabilir. İlki çıktıktan sonra Borgia dizisinin ikinci albümünün Fransızca baskısını görme şansım oldu ve bir kare özellikle beni çok rahatsız etmişti. Daha o gün yazacaktım, yeni fırsat oldu. Lafı bağlamak için bir hatırlatma yapacağım: Dizinin ilk bölümünde Jodorowsky göremediğimi yazmış, tipik bir Manara hikayesi gibi duruyor demiştim. Bu kez aksine, yazar bu bölümde kendini hayli hissettiriyor. Sert ve şok edici olmak istemiş. Aile hakkındaki genel yargıları paylaştığı anlaşıyor öncelikle. Bende bıraktığı tortu daha fena: İyi insan yok hikayede! Manara’nın son çalışmalarında da buna benzer bir eğilim var bence. Anlaşarak bir araya geldiklerini düşündürtüyor bu durum. İki yıldız, bir pazarlama zihniyetiyle bir araya getirilmişlerdir bunu gözardı ediyor değilim. Ama bana aynı yerden konuşuyor, inanarak anlatıyorlar gibi geldi.
Çizgi Kenar Hayatın Neresine Düşer?
link
Salı, Mart 13, 2007
Serüven Veda Ediyor!

Levent Cantek
Pazartesi, Mart 12, 2007
Watchmen'den haber var...

link
Cumartesi, Mart 10, 2007
BD Gazeteciler
