Salı, Temmuz 28, 2009

Pierre Christin 71 Yaşında

link
Sevdiğim bir yazar Christin. Akademisyen olması da ilgimi çekiyor olabilir. Okuduğum her röportajında sakin bir adam izlenimi verdi bana, ölçülü ne dediğini bilen biri oldu hep. New York Magazine sayfalarında doğum günü hatırlatmasını görünce aktardım. Eskisi kadar yazmıyor, emeklilik günlerini yaşıyor da denebilir. Sevdiğim yazarların yol göstericiliğine ihtiyaç duyduğumdan eskisi kadar üretken olmasını diliyorum ama biliyorum ki haksızlık bu...Güzel şeyler yazdı Christin, umarım mutludur... Bunu hakediyor çünkü...

Etiketler: , ,

Pazartesi, Temmuz 27, 2009

Kaptan Türk

Serdar Akkoyun'un Kaptan Türk çalışması bana Suavi Süalp tarzını hatırlatıyor. Bir macera havası var ama aslolan diyaloglar ve cinselliğe dönük arzu. Çalışmayı yakın dönemden başka yerli çizgi romanlara benzetmek mümkün. Televizyonun popüler kültür alanını kaplamasıyla birlikte eski çizgi romanlara yönelik ironik bir yoğunlaşma yaşandı. Kaptan Türk, süper kahraman narsizmiyle Trakyalı şivesini harmanlamış. Bu açıdan özgün değil ama bana sevimli geliyor.

Cumartesi, Temmuz 25, 2009

Gucuk ve 3harfliler

Murat Gürdal Akkoç
link

Etiketler:

Cuma, Temmuz 24, 2009

Gustav Klimt ve Manara


Etiketler:

Perşembe, Temmuz 23, 2009

Axa The Movie

İlginç bulduğum için aktarma gereği duydum. Hatırlayanlar olacaktır, bizde çeşitli bulvar gazetelerinde yayınlanan bir çizgi banttır Axa. İngiliz Sun gazetesinde doğduğu düşünülürse, bizim bulvar gazetelerinde neden rağbet gördüğü tahmin edilebilir. Epik Bilim Kurgu diyorlar Axa için...Niyesini bilmiyorum, Romero'nun çizgileri iyidir, örneğin Modesty Blaise çalışmalarını severim ama Axa, hakikaten kötü bir hikayedir. Teenage erotizmi diyebileceğim birtarzı vardır... Poor Axa, habire soyunur....Şimdilerde sinemaya uyarlanıyormuş. Aslında daha önce de böyle haberler okumuştum. Bu kez üye olduğum bir ajans, e-posta göndermiş... Olur mu olmaz mı tartışılır ama yeniden bir film projesi olarak karşımıza çıkıyor Axa...Olursa eğer, epey magazin haberine konu olacağı kesin...İlgilenen olursa bana aktarılan linkleri aşağıda bulabilirsiniz...
link1
link2

Çarşamba, Temmuz 22, 2009

Meşhur Hafiyeler - Hayko Cepkin

Meşhur Hafiyeler
devam ediyor... Hayko Cepkin hikayesi
Çiz. Uğur B.Sertçelik
Yaz. Murat Başekim
link

Pazartesi, Temmuz 20, 2009

Batman - Moebius

Etiketler:

Pazar, Temmuz 19, 2009

Jordi Labanda

Keşfetmek için link

Etiketler:

Takeshi Miyazawa

Keşfetmek için link

Etiketler:

Cumartesi, Temmuz 18, 2009

Terry Moore - Strangers in Paradise

Keşfetmek için link

Etiketler:

Cuma, Temmuz 17, 2009

Mavi Telaş

Murat Gürdal Akkoç
link

Etiketler:

Macabresque

Bir suredir Macabresque adli blog'umda kult, trash, B, istismar, bilim kurgu, korku ve underground sinema uzerine Ingilizce yazdigim yorumlari yayinliyorum (Daha once baska yerlerde yayinladigim Turkce bir iki yazi da var). En son olarak bir genital korku dosyasi hazirladim ve yayinladigim son iki yazi ve bir roportaj cizgi roman uyarlamasi olan veya cizgi roman estetigi kullanan filmler olan Kondom des Grauens ve Pervert! ile ilgiliydi.

Ilgilenenler icin link: http://macabresque.blogspot.com

Tabii ki anlasilacagi uzere, yetiskinlere yonelik bir icerik soz konusu.

Etiketler: , ,

Perşembe, Temmuz 16, 2009

Çizgi Roman Dükkanlarında Gezintiler # 3 - Forbidden Planet, Londra

2007 Eylül’ünde Melancholic States adlı bir konferansa katılmak üzere Ingiltere’ye gitmiştim. Konferans Lancaster Üniversite’sinde olacaktı Ama ben kendi üniversitemin tatilde olmasından istifade ederek Londra’da da bir hafta geçirmeye karar verdim. Yakın bir arkadaşımın babası Hackney’de Tiger adlı bir pub işletiyordu, ve orada kalabilecektim.

Tabii, gezinin benim için en önemli duraklarından biri Forbidden Planet olacaktı (Web sitesinden, Forbidden Planet'le ilgili daha fazla bilgiye ulaşabilirsiniz).1978’de küçük bir dükkan olarak hayatına başlayan Forbidden Planet, ilerleyen yıllarda dünyanın değişik köşelerinde şubeleri bulunan bir mağazalar zincirine dönüştü. Bu durum genelde popüler imgelemde bir ‘ruhunu yitirme’ durumuna tekabül eder, kaçınılmaz olarak. Ve benim de Forbidden Planet’e girdiğimde hissettiğim şey tam olarak buydu. Iki katlı bir ‘geek’ süpermarketinde geziniyor gibiydim. Tişörtler, oyuncaklar, kitaplar, çizgi romanlar, V maskeleri, daha neler neler. Insan rahatlıkla bir alışveriş çılgınlığı yaşayabilir bu mekanda.

Ben kendimi tuttum yine de. Londra’ya elimde Neil Gaiman’ın Neverwhere’iyle gelmiştim, o yüzden ilk aldığım çizgi roman, Mike Carey ve Glenn Fabry imzali Neverwhere uyarlaması oldu. Londra’nın ‘altında’ yer alan büyülü bir dünyada geçen bu TV dizisi/roman/grafik roman, Richard Mayhew adlı sıradan bir gencin Door adli bir ‘aşağı’ dünyalı kıza, ailesini öldürenleri bulmasına yardımcı olmaya karar vermesini ve akabinde gelişen olayları anlatıyor. Mike Carey ve Glenn Fabry başarılı bir uyarlamaya imza atmışlar.

Ikinci aldığım çizgi roman Love and Rockets Library Part 1: Maggie the Mechanic oldu. Jaime Hernandez’in yazıp çizdiği Maggie the Mechanic hikayelerini içeren bu cillte, Love and Rockets’ın sevilen karakterlerinden Maggie ile Hopey ve onların California’daki diğer arkadaşlarıyla tanışıyoruz. ‘Chicano’ kültürü, punk, bilim kurgu, ve meksika usulü güreşle harmanlanmış eğlenceli bir kitap.

Son aldığım çizgi romanı hakkında fazla bir şey bilmeden, arkasındaki Warren Ellis yorumunu okuyarak seçtim. 2006’nın mutlaka okunması gereken az sayıdaki çizgi romanlarından biri olduğunu söylediği Kieron Gillen ve Jamie McKelvie imzalı, ve Eagle ödüllü, Phonogram: Rue Brittania’ydı bu. Ve üstelik Jamie McKelvie tarafından imzalanmış bir kopyaydı (Forbidden Planet gibi yerlerden alışveriş yapmanın böyle avantajları olabiliyor, tabii). Gillen ve McKelvie bizi ‘phonomancer’larin, müziği kullanarak büyü yapan büyücülerin dünyasına götürüyor bizi. Phonomancer David Kohl, on yıl once ölmüş olan Britpop tanrıçasını diriltmeye çalışanların peşine düşüyor ve bu esanada kendi hayaletleriyle de yüzleşiyor. Popüler batı müziği ve fantazi edebiyatı sevenlerin hoşlanabileceği, Britpop dönemine göndermelerle dolu, zekice yazılmış bir hikaye ortaya koymuş Gillen ve McKelvie.

David Kohl Britpop Tanrıçasıyla uğraşadursun, ben Lancaster’daki konferansta dünyanın çeşitli yerlerinden gelmiş akademisyenlere, arabesk müziği anlatıyor ve Orhan Gencebay’dan "Batsın bu Dünya"yı dinletiyordum.

Etiketler:

O Afişler

Bir arkadaşım çizgi roman festivallerinin afişlerinden oluşan bir seçme yapmış, gönderdi, aralıklarla kullanacağım. İçlerinden bir tanesi hemen ilgimi çekti, Magnus'un çizgileri gibi geldi, yanılmamışım. Dikkatinizi çekmiş olabilir, bir kaç yıldır, yetmişli yılların afiş estetiği, agitprop mantığı veya pop-art sempatisi olabilir, eskiyi hatırlatan çalışmalar kullanılıyor. İzleyebildiğim ölçüde Fransız ve İtalyan çizgi roman dergilerinde de bu türden naif kapaklar kullanılıyor. Naif derken şunu kastediyorum. Hani özel olarak uğraşılmış, yoğun emek harcanmış bir kapak göremiyoruz. İçerdeki bir sayfadan alınmış kare ya da detay büyütülüyor ve kapağa taşınıyor ya da sadece tek bir imgeye odaklanan bir tarz kullanılıyor. Gerek Serüven dergisinde gerekse yaptığım farklı etkinliklerde bu afiş ve kapak meselesini çok önemsemeye çalıştım. Yukarıdaki afiş, Hırvatistan'da yapılan bir çizgi roman festivaline ait. Böyle bir afiş seçmişler, özel olarak sipariş edilmiş bir kapak değil, bütünüyle grafiker tercihi anlayacağınız. Maliyet nedeniyle yapılmıştır veya önemli olanın duyurmak olduğu düşünülmüş olabilir. Kendi adıma afişte o etkinliğe ait bir iz, bir imleme olmasını gerektiğini düşünüyorum. Sanıyorum bu afiş Hemşirelik Yüksekokulunun bir bahar eğlencesi için de kullanılabilirdi.

Bu arada değinmeden geçemeyeceğim, afişini gördüğünüz festivalin adı Crtani romani sou...Eski Yugoslavya'da çizgi roman için "strip" benzeri bir kavram kullanılıyor. Burada sanıyorum grafik roman vurgusunu andıran bir farklılık tercih edilmiş (illustrated novel gibi bir şey...)

Etiketler: , , ,

Lombak 99

Aylık çizgi dergileri eskisi kadar satmıyor, hatta altı-yedi yıl öncesiyle kıyaslanırsa artık satmıyor demek dahi mümkün. En iyileri olarak duran Lombak'ın bile kapanacağını düşünüyorum, bu türden şeyler de duyuyorum. Dergi, içerik olarak, heyecan ve iştah olarak çok geriledi. Leman grubunun aylık dergilerinde olan boşvermişlik kadar olmasa da etki ve tazeliğini epeydir kaybetmiş durumda. Böylesi koşullarda ya içerideki genç ekip dergiden ayrılır ya da sürüncemede bırakılır, dergi bir gün pat diye kesilir. Eğer, Lombak gerçekten kapanacaksa, kendi adıma bir veda sayısı yapılmasını, güzel bir sonsözle, geçmiş birlikteliklere itibar gösteren ifadelerle derginin sonladırılmasını dilerim. Türkiye'de ne yazık ki emekle ilgili, geçmişteki yaşanmışlıklarla ilgili bir saygı gösterilemiyor. Keşke yapılabilse ...

Çarşamba, Temmuz 15, 2009

Joel Houssin ve Liberatore

Joel Houssin adlı bir polisiye yazarı vardır. Başka türden işler de yaptı, örneğin bilim kurgu ya da fantezi türünde de yazdı ama en azından bana kalırsa kara polisiyecidir. Sert suçluları, cinnetin eşiğinde duran kahramanları vardır. İzleyenler olabilir, Vincent Cassel ve Monica Belluci'nin oynadığı Doberman filmi onun romanından uyarlanmıştır, senaryoyu da o yazmıştı. Geçtiğimiz günlerde Dobermann'ın seksenli yıllarda çıkan aynı adlı romanının kapağına denk geldim. Bu arada Houssin, 1953 doğumlu, pulp romanlar yazmaya çok erken yaşlarda başlamış. Kapaktaki çizgi tanıdık geldiği için dikkatimi çekti. Ranxerox'un büyük çizeri Liberatore'nin çizgileriydi bunlar...Eğer Ranxerox'u biliyorsanız, Liberatore'nin Dobermann'ın kapağını boşuna çizmediğini anlarsınız. Tuhaf biçimde bir aura benzerliğine rastlayacaksınız. Severek ve isteyerek çizdiğini düşündüm. Hikayedeki şiddet, onun çok sevdiği grotesk sertlikle birebir uyumlu çünkü.

Etiketler:

Salı, Temmuz 14, 2009

Zort!


Düşlerinde o yürürken bitap düşen azgın bakireler. Memo Tembel-çizer, miki filmlerinin Türkçe dublajı; pipisini amcalara gösteren çocuk, Nam-ı Kemal. Kasık sıcaklığında yaşayan mürekkep balığı. www.torno.edu.tr.

Etiketler:

Pazartesi, Temmuz 13, 2009

Gea- Luca Enoch

Cuma, Temmuz 10, 2009

Robinson ve Cuma

Etiketler:

Perşembe, Temmuz 09, 2009

Az Biraz Bekleyelim...

Bir süredir NTV'nin Klasiklerden yaptığı çizgi roman uyarlamaları konuşuluyor. Hayırlı, uğurlu olsun... Aralıklarla yazmışımdır, bir kaç kez sanat dergilerine de konuştum. Edebiyat uyarlamalarının dünya çizgi romanında esamisi okunmaz. Hiç bir değeri yoktur ve olamaz da... Bu türden uyarlamaların müşterisi ebeveynlerdir. Çizgi roman olduğu için değil edebiyat uyarlaması olduğu için satın alınır bu kitaplar. Yayıncı kimliğini besleyecek bir uygulamadır ama genel toplamda çizgi romana sektörel anlamda bir katkısı olmaz. Bir diğer konu, albümlerin uygun fiyatlarla satışa çıkartılmasıdır. Büyük sermaye, yoğun reklam desteğiyle yayıncılık yapıyor ve zarar edebilme lüksü olduğundan fiyatları da hayli aşağılara çekiyor. Bir kaç koleksiyoncuyla sohbet ederken farkına vardım ki bu fiyatların bir dönüm noktası olacağına, bir daha hiç bir yayıncının bu etiketi hesap etmeden ürünlerini fiyatlandıramayacaklarına inanıyorlar. Ben de onlara Real Madrit'in bu sene başarısız olmasını istiyorum demek isterdim. Herneyse, bu kitaplar tanesi 1 ya da 2 TL'den de satılacaktır. Yıllardır tekrarlanıyor bu mesele...Az biraz bekleyelim derim....Yapmayın derim...

Çarşamba, Temmuz 08, 2009

Batman...Şşş...

Çizgi roman, roman mıdır?


Çizgi dünyası, homo ludens’le videns’i birleştirir

Çocukluğumda çizgi roman okumak suçtu!
Resmen değil tabii; kültürel, eğitsel yönden “suç” ve fiili yasak!
Anneler, babalar, büyükler, öğretmenler hoş gözle bakmazdı çizgi romana. Onunla zaman geçirmek, haytalık, haylazlıktı: Bir çocuğun, öğrencinin asli görevi ders çalışmak, ilim-irfan öğrenmektir. Kitap onun için okunur. Roman, hele çizgi roman, kitaptan sayılmaz. Yanlış ve kötü kitaptır.
Öte yandan o sıralar –1970’lerin ilk yarısı- çizgi roman, Türkiye’de galiba altın çağını yaşıyordu.
Bir kere 1950’den beri Doğan Kardeş dergisiyle tanışılan Tenten’in yanına İtalyan kanalından “kovboy” takımı giriyordu: Tom Miks, Teksas, birer çizgi roman kahramanı ya da kitap adı olmaktan çıkmış, doğrudan doğruya türün –çizgi romanın- kendisini ifade eder olmuştu. Jilet, Selpak vb. örneklerde olduğu gibi! (...)

Yazan: Zeki Çoşkun
Kaynak: Taraf Gazetesi (Yazının Devamı)

Guccuk

Gürdal Murat Akkoç
link

Etiketler:

Salı, Temmuz 07, 2009

Deli Gücük Final - Fan Art

Deli Gücük, Fan Art
Murat Çalış
link

Etiketler: ,

Pazartesi, Temmuz 06, 2009

La Dolce Vita - Manara

Normandiya ve Pratt

Pratt'ın Normandiya Çıkartması ile ilgili bir hikayesi. Bir dergi için hazırlandığından metne epeyce yüklenilmiş, bir belgesel havası verilmiş. Böylesi metin ağırlıklı bir hikayede ilgimi çeken bir sayfa tasarımından söz edeceğim. Oldukça klasik bir frankofon biçemi taşıyor sayfa. Açılış ve sayfa sonu geniş kare kullanılmış. İlk karede ne olduğunu anlıyoruz, sayfanın sağına yakın-bel çizimi ile bir asker yerleştirilmiş. Hem kahramanı tanıyoruz hem de praşütçülerin inişini geniş bir çizimle görüyoruz. Bir sonraki kare estetik bir siyah-beyaz oyununa dayandırılmış...Daha sonraki karede kahramanı izliyor ve iç düşüncelerini okuyoruz - düşünce balonunu demode bulanlar vardır, batıda epeydir tartışılıyor. Klasikçiler düşünce balonunun çizgi romanın üstünüğü olduğuna inanıyor; buna karşın çizgi romanı basitleştirdiğini iddia edenler de var-Farklı pek kullanılmayan bir açıyla yukarıdan aşağıyı görüyoruz, en son karede de nereye indiklerini (veya bir önceki karede yukarıdan gördüğümüz evi, yerden yukarıya dıoğru bir bakışla- geniş açıyla paraşütçüleri de görerek izliyoruz. Son derece basit, ne istediğini bilen bir sayfa düzenlemesi bu... Nerdeyse elli yıl öncesinden...Çizer kendini öne çıkartmıyor, bütün vurgular hikayeye-anlatıya sarihleştirmeye dayalı...

Etiketler: ,

Samurai

Türksen Kızıl
link

Etiketler:

Pazar, Temmuz 05, 2009

Fellini...

Federico Fellini çizgi romanları daima sevmiştir. Doğum yeri Rimini'den Roma'ya yaptığı yolculuk onu L'Avventuroso'nun yayıncısı olan Nerbini'nin evine, Floransa'ya getirdi. Bu dergi Amerikan çizgi romanlarını İtalyanlarla kaynaştırıyordu: Alex Raymond'dan Flash Gordon, Gizli Ajan X-9, Jungle Jim; Lee Falk ve Phil Davis'ten Mandrake; Lee Falk ve Ray Moore'dan Kızılmaske ve diğerleri hep bu dergideydi. Kültür Bakanlığı bu çizgi romanları İtalya'da yasakladığında, sayısız Fellini efsanelerinden birine göre Federico yetenekli Toppi tarafından çizilen Flash Gordon'un yerli versiyonu için senaryo yazıyordu.

Etiketler: ,

Cumartesi, Temmuz 04, 2009

Blacksad - Eskişehir'de

Ahmet Tabak
link

Etiketler:

Cuma, Temmuz 03, 2009

Moebius'tan Venedik

Etiketler:

Perşembe, Temmuz 02, 2009

Karıştırma Çocuğum...

Sevdiğim fotoğraflardan. 1935-1950 yılları arasında çekilmiş bu tür fotoğrafları yıllardır topluyorum. Bizde böylesi bir alışkanlık yoktur ama özellikle Batı Avrupa ve Kuzey Amerika'da insanlar kitapları, dergileri "okurlar", "karıştırırlar", "hırpalar" ve "bırakırlar". Ankara'da Galeri Kültür diye bir yer vardı, sanırım hâlâ var. Yabancı dergiler getirirdi ama bakamazdınız. Elime aldığım her dergi için "karıştırma!" "alacak mısın?" diye uyarıldığımı, taciz edildiğimi hatırlıyorum. Pek çok Ankaralı bu çileyi çekmiştir. Şu fotoğrafa bakın, bütün çocuklar yerlerde, yayılmış okuyorlar. Nesi kötü karıştırmanın, "alacak mısın?" diye zorlanmadan okumanın...Hah, işte yeri geldi yazıyorum: yahu ne kötü insanlardınız siz...

Not: Biri hariç hepsi erkek çocukların...

70'li Yıllardan

Steranko, Silver Age döneminin tartışmasız yıldızlarından biriydi. Shield kapağını özellikle seçtim. Altmışlı yıllarda Soğuk Savaş casusluk hikayeleri pek popüler olmuştu. James Bond'un başarısının bunda büyük payı vardı. Kapak, doğrudan o imgeyi çağrıştırıyor. Silahlar, küçük aksiyon imgeleri ve siyah beyaz geometrik desenler...Hipnotize edici! Sovyetler beyin yıkıyor ! Nick Fury, bacaklar bir parça Amerikan süper kahramanlarını andıran biçimde fazla ayrık da olsa türün klişeleriyle hemhal olmuş bir tiplemeydi. Sayının son sayfalarında Amerika'yı kurtaracak ! Hep tehlike hep tehlike....

Etiketler:

Çarşamba, Temmuz 01, 2009

Truman ve Raymond

İlginç bir fotoğraf. Bir yanda Başkan Truman, diğer yanda Amerikan gazete çizerlerini temsilen Alex Raymond. Bir etkinlik sırasında Truman'a, dernek adına Raymond'un çizdiği bir resim takdim ediliyor. Truman, bizim tarihimizde gerek Marshall Yardımı gerekse kendi adıyla anılan doktrini nedeniyle önemlidir. Truman, Amerikan yayılmacılığı nedeniyle bir sembol olarak epeyce suçlanmıştır. Çizgi romanın tüm dünyada bir Amerikan sanatı olarak yaygınlık kazandığı günlerde Raymond da bir sembol isimdi. Hemen her ülkede taklit ediliyor; mesleğin ve sanatın zirvesi olarak görülüyordu. Marshall Yardımıyla sayısız ülkeye sayısız propoganda çizgi romanı da girdi, bu vakıadır. İlginç bir fotoğraf o yüzden...Arkada Amerikan Savunması için yapulmış-yazılmış afiş, resim ve sloganlar da dikkat çekici. 1950 yılına ait bir fotoğraf.

Robert McGinnis

Robert McGinnis benim çok sevdiğim büyük bir usta. Çocuk yaşlarda babamın bir plağının üstünde sonradan onun çizdiğini öğrendiğim bir resmine aşık olmuştum. Böyle bir şey çizen mutlaka dehaydı. Çok değil on beş yıl öncesine kadar o film afişlerini, o çok beğendiğim ilüstrasyonları kimin çizdiğini bir türlü öğrenemiyordum. McGinnis'i adını bilmeden yıllarca çok sevdim. Aslında hepimiz onun çizdiği James Bond afişlerine aşinayız. Bond imgesinin geçtiği her yerde onun çalışmaları kullanılır. Matt Helm, Barberalla gibi popüler karakterlere de afiş ve ilüstrasyon yapmıştır. Ne yazık ki çok yaşlandı ve internet alemiyle pek bir ilgisi yok. Bir dönem web sayfası açmıştı, handiyse hiç işlemedi. Aşağıda çalışmalarından örnekler veren bir link göreceksiniz. İnceleyin, siz de seveceksiniz. Artık bu tür renk kullanımı ve sayfa tasarımı yapılmıyor, en azından yetmişli yılların sonundan itibaren yapılmıyor. Robert McGinnis, yüz yıllık Amerikan ilüstrasyon geleneğinin damıtılmış harika bir örneğidir.
link

Etiketler: